top of page

Neden Başladığım Hiçbir Şeyi Bitiremiyorum? Modern Çağın "Sebatsızlık" Salgını ve DEHB

  • Yazarın fotoğrafı: Doç. Dr. Alparslan Cansız
    Doç. Dr. Alparslan Cansız
  • 16 Şub
  • 2 dakikada okunur

Bir hevesle yazılıp ama bir süre sonra bırakılan o yabancı dil kursunu hatırlayın. Büyük heyecanlarla başlanan spor, yarım kalan projeler, sürekli değiştirilen hobiler...

Kendinize sık sık şu soruyu soruyor musunuz: "Bende bir sorun mu var? Neden herkes gibi istikrarlı olamıyorum? Bu sadece 'maymun iştahlılık' mı, yoksa iradesiz miyim?"

Psikiyatri pratiğimde en sık duyduğum yakınmalardan biri tam olarak budur: "Başlıyorum hocam ama sürdüremiyorum." Gelin, bu duruma sadece tıbbi tanıların arkasından değil, tam da içinden geçtiğimiz modern hayatın gerçeklerinden bakalım. Çünkü yaşadığınız şey tam anlamıyla bir "karakter zaafı" olmayabilir.


"Sadece Yumurta Kapıya Dayanınca Çalışabiliyorum"

Geçtiğimiz günlerde kliniğime üniversite sınavına hazırlanan genç bir hastam geldi. Son derece zeki olmasına rağmen masanın başında on dakika oturamıyor, planladığı hiçbir programa uyamıyordu. Bana kurduğu şu cümle, aslında binlerce kişinin ortak özetiydi: "Hocam, hayatım boyunca sadece sınavdan önceki o son gece, yumurta kapıya dayandığında tam odaklanabildim. Onun dışında zihnim hep darmadağın."

Peki neden böyle oluyor? Klasik psikiyatri kitapları insanları ikiye ayırma eğilimindedir: Ya Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) hastasınızdır ya da değilsinizdir. Ancak insan zihni bu kadar keskin sınırlarla çalışmaz.

İstikrarsızlık yaşayanların önemli bir kısmı benim "Gri Alan" dediğim bölgede yer alır. Bu kişilerin beyinleri "ödül ve ceza" sistemini farklı işler. Rutin ve sıkıcı anlarda motor rölantide kalırken, ancak çok yüksek stres altında (sınav gecesi gibi adrenalin patlamalarında) sistem devreye girer.


Suçlu Sadece Beynimiz Değil: Zamanın Ruhu (Zeitgeist)

Tabi burada suçu tamamen beyin kimyasına atmak haksızlık olur. İşin bir de "Zamanın Ruhu" boyutu var. Eğer 1970'lerde yaşıyor olsaydık, bu "Gri Alan"daki özellikler muhtemelen hiç sorun yaratmayacaktı. O dönemin yavaş akan hayatı, bu zihin yapısını tolere edebilirdi.

Ancak bugün, tarihin gördüğü en büyük "uyaran bombardımanı" altındayız. Ekranlar, bildirimler, sürekli bir hız ve performans baskısı... Modern dünya, en ufak bir dikkat kırılganlığını bile affetmiyor. Yani beyninizin odaklanma kapasitesi "idare eder" seviyede olsa bile, modern hayatın talep ettiği hız o kadar yüksek ki, kapasiteniz "idare eder" seviyede olsa bile, sisteminiz bir noktada hata veriyor.

Bu yüzden klinik yaklaşımımda "Sen DEHB misin, değil misin?" tartışmasına girmek yerine pragmatik bir soru soruyorum: "Seni bu işlevsellik kaybından nasıl çıkarırız?"


İki Aşamalı Çözüm: Motoru Çalıştırmak ve Direksiyona Geçmek

İstikrarsızlığın bir kader olmadığına inanıyorum. Kendi pratiğimde bu döngüyü kırmak için genellikle iki aşamalı bir yol izliyorum:

1. Biyolojik Destek (Marş Motoru): Eğer beyninizin dopamin sistemi, başladığınız işi sürdürmek için yeterli yakıtı sağlayamıyorsa, kısa süreli medikal destek (ilaç tedavisi) benim için masadaki en güçlü seçenektir. Amaç sizi ilaca bağlamak değil; zihninizdeki o "sisli" perdeyi kaldırıp, odaklanmanın nasıl bir his olduğunu size hatırlatmaktır. İlaç, yetersiz bir iradenin koltuk değneği değil, çalışmayan bir motorun marşıdır.

2. Psikolojik İnşa (Kabul ve Kararlılık Terapisi - ACT): İlaç motoru çalıştırır ama arabayı nereye süreceğinize siz karar verirsiniz. "Ya mükemmel yaparım ya da hiç yapmam" diyen karanlık ve yargılayıcı zihni ancak Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) ile esnetebiliriz. Terapide odak noktamız; canınız istemese bile (dürtü), o an hayatınız için anlamlı olanı (değer) yapabilme becerisini kazanmaktır.


Etiketlere Değil, İşlevselliğe Odaklanın

Eğer hayatınız yarım kalmış projeler mezarlığına döndüyse, kendinizi suçlayarak hırpalamayı bırakın. Bu, karakterinizin bozuk olduğu anlamına gelmiyor. Belki de sadece modern dünyanın bu çılgın hızıyla baş etmek için, biyolojinizin ve zihninizin ufak bütüncül bir 'güncellemeye' ihtiyacı vardır.

Bu döngüyü kırmak ve kendi potansiyelinizi ertelemekten vazgeçmek istiyorsanız, Ankara'daki muayenehanemde yürüttüğümüz tedavi süreçleri hakkında daha fazla bilgi almak için dralparslancansiz.com adresini ziyaret edebilir veya benimle iletişime geçebilirsiniz.

1 Yorum

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
Misafir
15 Şub
5 üzerinden 5 yıldız

Dehb metni oldukça yol gösterici ve hayatın içinden. Teşekkür ederiz

Beğen
bottom of page